Sapanca Gölü'nde su seviyesi yağışlarla birlikte yükseldi
Fotoğraf: Yeni Şafak Haberin Detayı
Marmara Bölgesi'nin kritik su kaynakları arasında yer alan Sapanca Gölü, son günlerde bölgeyi teslim alan yoğun yağış dalgasından olumlu yönde etkilendi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi ekiplerinin paylaştığı verilere göre, iki gündür aralıklarla süren yağmurlar gölün su bütçesini önemli ölçüde destekledi.
Bölgede görev yapan yerel yönetim ekipleri, yaşanan kuvvetli yağışların ardından kent genelinde meydana gelebilecek olası su baskınları ve heyelan riskine karşı teyakkuz halini koruyor. Yaklaşık otuz altı saat boyunca sahada aktif olarak çalışan personeller, vatandaşlardan gelen yüzlerce yardım talebini yanıtlayarak su altındaki noktalarda mahsur kalanları güvenli bölgelere tahliye etti.
Yapılan son ölçüm sonuçlarına göre, yağışlar başlamadan önce yirmi dokuz virgül seksen dokuz metre seviyesinde bulunan göl kotu, kısa süre içinde otuz tam yüzde yirmi üç metreye ulaştı. Havzaya gelen on yedi milyon metreküplük bu su miktarının, yaklaşık bir milyon yüz otuz bin kişinin bir aylık su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu hesaplandı.
Meteorolojik raporlar doğrultusunda Sakarya'nın farklı noktalarında kaydedilen yağış miktarları da durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Kuzey bölgelerde metrekareye sekiz yüz üç kilogram yağmur düşerken, şehir merkezinde iki yüz seksen beş ve Sapanca ilçesinde yüz yirmi sekiz kilogramlık yağış seviyeleri kayıtlara geçti.
Özet
Sakarya genelinde etkili olan kuvvetli yağışlar, bölgenin önemli içme suyu havzalarından Sapanca Gölü'ne yaradı. Yaklaşık bir buçuk gün süren sağanak yağışların ardından göldeki su seviyesi belirgin bir oranda artış kaydetti. Yetkililer ise kent genelinde olumsuzluklara karşı yürütülen saha çalışmalarının aralıksız sürdüğünü bildirdi.
Öne çıkanlar
- Sapanca Gölü'nün su seviyesi 34 santimetre artarak 30,23 metreye çıktı.
- Göl havzasına toplamda 17 milyon metreküp su takviyesi gerçekleşti.
- Şehrin kuzey kesimlerinde metrekareye 803 kilogram yağış düştü.
Bu tür ani ve yoğun yağışlar kuraklık tehlikesine karşı geçici bir can suyu sağlasa da, altyapı yetersizlikleri ve taşkın riskleri açısından şehirlerimizi ne kadar zor durumda bırakabileceğini bir kez daha gösteriyor. Su kaynaklarımızın dolması sevindirici bir gelişme olsa da, iklim krizinin getirdiği aşırı hava olaylarına karşı kalibre edilmiş dirençli şehir planlamalarına duyulan ihtiyacı unutmamalıyız.